• Ekonomi haberleri, Ana sayfası

    Arjantin Ekonomik Krizi:

    "Bir Arjantinli Kadar Zengin"
    Deyiminden Ekonomisi Çöken Arjantin'e




    Stratejik Analiz, Cilt 2, Sayı 22, Şubat 2002

    Barış ÇİLOĞLU
    (ASAM, Dünya Ekonomisi Masası, Asistanı. E-posta: bciloglu@avsam.org)


        "Bir Arjantinli kadar zengin" deyimi I. Dünya Savaşı öncesinde Avrupa'da çok kullanılan bir deyimdir. Söz konusu dönemde Arjantin, halk ve yatırımcılar tarafından fırsatlar ülkesi olarak görülmekteydi. Ancak 2001 yılının sonuna geldiğimizde Arjantin ekonomik bakımından iflâs etmiştir. Bu makalede Arjantin ekonomisi tarihsel açıdan değerlendirildikten sonra, krizin sebebleri incelenecek; bu noktada para kurulu, dış borçlar ve ilân edilen moratoryum konuları üzerinde durulacaktır. Sonuç bölümünde, Türkiye ve Arjantin karşılaştırması yapılacaktır.

        "Rich as an Argentine" was a common epithet in Europe before the First World War, a time when Argentina was viewed by the public and investors as a land of opportunity. But Argentina was in economic depression as we came through the end of the 2001. This article first attempts to evaluate historical perspective of Argentinian economy, then to explore reasons of the crisis. Then, it briefly underlinest commonly cited factors of the crisis, namely, currency board, external debt and moratorium. As a conclusion, it tries to make comparison of the Turkish and Argentinian economies.



    Giriş

        1980'li yıllarla beraber uygulanmaya başlanan özellikle üretime dayalı (arz yanlı) ekonomi politikaları ve bu bağlamda tüketim (talep) yönü gözardı edilen ekonominin oluşturduğu durgunluk (resesyon), bugün birçok ülkenin başına gelen ekonomik kriz sarmalının şimdilik Arjantin'de kalmasına neden oldu.
        Arjantin'in krize sürüklenmesinde ekonominin durgunluk içine girmiş olması önemli bir faktör olmasına rağmen tek belirleyici sebep olmamış; dış borçların bozuk yapısı ve IMF'in isteklerine, artık geri dönülemeyecek kadar bağımlı hâle geldikten sonra karşı çıkmalar ve buna bağlı olarak uluslararası piyasalarda yalnız kalması da önemli yer tutmaktadır.


    A. Arjantin Ekonomisi

        Gelişmekte olan ülkeler kategorisinde yer alan Arjantin doğal kaynaklar bakımından ABD, Kanada ve Avustralya gibi oldukça zengin durumda olan bir ülkedir. 37 milyonluk nüfusunun ortalama olarak eğitim düzeyi yüksektir. Ülkenin tarım sektörü ihracata dayalı olmakla beraber çeşitli sanayi dalları da mevcuttur.
        Arjantin diğer gelişmekte olan ülkelerle karşılaştırıldığında ekonomik ve sosyal yönlerden daha gelişmiş durumdadır. Özellikle insanî gelişmişlik düzeyi bakımından Avrupa ortalamasından bile daha iyi durumdadır.(1)

    Tablo 1. Sosyal ve Ekonomik durum (2)
    HDI
    İnsani Gelişim
    Endeksi
    Arjantin Türkiye Avrupa Ort.
    0,88 0,78 0,85
    Kaynak: World Labour Report, 2000

        1980'lerde ve 90'lı yılların ilk yarısında hızlı büyüme yaşayan Arjantin Ekonomisi 20 yıl içinde gayri safi yurtiçi hasılasını (GSYIH) 77 milyar Dolar'dan 285 milyar Dolara çıkarmayı başarmıştır. Hizmetler sektörü ağırlıklı bir ekonomisi olmasına rağmen ihracatta geleneksel olarak gıda maddeleri (özellikle et) ağırlıklı bir yapı mevcuttur.(3)
        Arjantin'in en büyük sorunu dış borçlardır. 1980 yılında 27 milyar Dolar olan dış borçlar 2001 yılında 146 milyar Dolar olmuştur.


        a. Tarih Perspektifinden Kısa Bir Bakış
        Arjantin ekonomisine tarihî perspektiften baktığımızda bugün içinde bulunduğu kriz ortamına nasıl geldiği daha net bir şekilde ortaya çıkmaktadır.
        "Bir Arjantili kadar zengin" Bu, l. Dünya Savaşı'ndan önce Avrupa'daki halkın ve yatırımcıların sıkça kullandığı bir sözdü.(4) Avrupa sermayesi için çok gözde bir yer olan Arjantin, aynı zamanda Avrupa'dan daha çok iş olanağı sağladığı için göçmenlerin de gitmek istedikleri bir rüyalar ülkesiydi. Ticaretin merkezi olan Buenos Aires aynı zamanda, İngilizlerin inşa ettiği demiryolu ağı ile ülkenin buğday ve etinin ihraç edildiği büyük bir limandı.(5)
        Ancak Birinci Dünya Savaşı ile birlikte tarımsal ürünlerin fiyatları düşmeye başladı ve dibe vurdu, bu durum Arjantin için kötü haberlerin başlangıcıydı, ancak yapılan devalüasyonla ihracatta artış sağlandı ve Arjantin'in yıldızı 1930'larda yeniden parlamaya başladı. 1930'lu yıllara gelindiğinde ülke dünyanın en büyük et ihracatçısı durumuna gelmiş ve kişi başına millî geliri ise Fransa'yla aynı duruma ulaşarak büyük bir ekonomik güç hâlini almıştır.(6)
    " Geçmişte Avrupa sermayesi için çok gözde bir bir yer olan Arjantin, aynı zamanda Avrupa'dan daha çok iş olanağı sağladığı için göçmenlerin de gitmek istedikleri bir rüyalar ülkesiydi. "
        1940'lı yıllara gelindiğinde dış ticarette birtakım önlemler alarak verimsiz sanayi kollarının yaşamasını sağlamış olan Arjantin, bu dönemdeki kaotik rejim bunalımlarıyla birlikte uluslararası ortamdan izolasyona uğrama süreci yaşamış bu arada ekonomisi gittikçe bozulmuştur.
        1982 yılında başlayan ve 2,5 ay süren Falkland Savaşı, ardından gelen Meksika'nın yaşadığı borç krizi tüm Latin Amerika ülkelerini etkilediği gibi Arjantin'i de etkilemiş, ülke ekonomisindeki istikrarsızlık kronik hâle gelmiştir.
        Bu durum Arjantin'in uzun yıllar bütçe açıklarını kapatmak için para basma yoluna gitmesine ve hiper enflasyon sürecinin yaşanmasına sebep olmuştur. 1980'lerin sonunda enflasyon, aylık % 200'e kadar ulaşmıştır.(7) Fiyatlar, bu dönemde, gün içinde sürekli yükselmekte ve sabahtan akşama kadar %20'ye kadar değişiklik göstermekteydi.
        1989 yılında "El Turco" lâkaplı Carlos Menem'in devlet başkanı seçilmesiyle liberal politikalar izlenmeye başlandı. Ekonomi bakanlığına Domingo Cavallo getirildi. Cavallo kamu açıklarını kapatmak ve enflasyonu kontrol altına alabilmek amacıyla para kurulu uygulamasına geçmiştir.
        Cavallo'nun yapmış olduğu reform hareketleri ile birlikte güven yeniden sağlanmış ve ekonomi büyümeye geçmiştir. 1991-94 yılları arasında Arjantin ekonomisi yıllık ortalama % 7,7 oranında büyümüştür.

    Tablo 2. Krizin Kronolojisi
    Temmuz 2001 Piyasalardaki güvensizlik ve Devlet Başkanı Rua'nın istifa söylentileri borsayı son 28 ayın en düşük seviyesine indirdi.

    Temmuz 2001 Üç büyük kredi derecenlendirme kuruluşu Arjantin'in notunu düşürdü.

    Ağustos 2001 IMF, Arjantin'le yapılan stand-by anlaşmasını 8 milyar Dolar yükseltti.

    Ekim 2001 Halk bankalardan yaklaşık 1,3 milyar Dolar çekti.

    1 Aralık 2001 Cavallo bankalardan para çekmeye limit getirdi.

    5 Aralık 2001 IMF 1,3 milyar Dolarlık kredi dilimini vermeyeceğini açıkladı.

    6 Aralık 2001 Borçları ödemek amacıyla özel emeklilik fonlarını kullanmaya başladı.

    13 Aralık 2001 İşsizlik oranı %18,3 oldu. Bu 1998 yılından beri en yüksek oran olarak gerçekleşti.

    18 Aralık 2001 IMF, Ocak ayında Arjantin'in borç ertelemesi yapabileceğini açıkladı

    20 Aralık 2001 Başkan Rua ve Cavallo istifa etti.

    23 Aralık 2001 Adolfo Rodriguez Saa, 2002 Mart ayına kadar başkan seçildi.

    30 Aralık 2001 Yoğun protestolar yüzünden Saa istifa etti.

    1 Ocak 2002 Parlâmento, Peronist Senatör Eduardo Duhalde'yi Rua'nın kalan başkanlık süresi dolana kadar iki yıl için başkan seçti.



    b. Krizin Gelişimi
        Arjantin ekonomisinin neden sağlıksız olduğunu kısaca özetlemek gerekirse şunlar söylenebilir;

        1. Yolsuzluklar: Dünya yolsuzluk endeksinde(8) Arjantin, 57. sıra gibi oldukça geri düzeyde olan bir ülkedir. Gelir dağılımının bozukluğu ve yüksek işsizlik ülkede rüşvet ve yolsuzlukları sürekli artırmaktadır. Yolsuzluk sıralamasında Türkiye'den daha kötü bir durumdadır.

        2. Özelleştirme: 1990 yılından itibaren uygulanan hatalı özelleştirme politikaları ile oluşturulan verimsiz şirketler ve karteller ülke ekonomisine zarar vermektedir. Arjantin, millî petrol şirketlerini bile stratejik değerlendirme yapmadan satmıştır.

        3. Sıcak Para Girişi: 1990-2000 yılları arasında Arjantin'e 150 milyar Dolar sıcak para girişi oldu. Bu durum Arjantin ekonomisinin dengesini bozmuştur.

        4. Dış Borçlar: Asya, Meksika ve Rusya krizlerinin etkisiyle ekonomisi zayıflamış olan Arjantin'in oldukça kısa vadeli, ödenmesi zor dış borçlan 146 milyar Dolar olmuştur.

        Yukarıdaki sebepler bir ülkenin krize girmesi için her ne kadar "gerekli" olsa da "yeterli" değildir. Çünkü Arjantin'in durumunda olan hatta daha kötü olan ülkeler bulunmaktadır.
        Arjantin'de krizin oluşmasında asıl faktör IMF ile olan ilişkilerdir. 2001 yılının ortalarına doğru Arjantin'de ekonomi politikalarına duyulan güvensizlik, özellikle Temmuz ayında üç büyük kredi derecelendirme kuruluşunun Arjantin'in kredi notlarını düşürmesiyle açıkça ortaya çıkmış, ardından özellikle Arjantin'de önemli aktifleri bulunan(9) İspanyol bankalarının piyasalardan çekilmeye başlamaları ile birlikte iyice artan güvensizlik ortamında ülkeden hızlı bir şekilde kaynak çıkışı yaşanmaya başlanmış; zamanın Ekonomi Bakanı Cavallo bu durumun önüne geçmek için IMF ile tekrar anlaşma yapmak zorunda kalmıştır. Ancak IMF, Arjantin'den para kurulu uygulamasına son vermesini ve aynen Türkiye'de olduğu gibi dalgalı kur rejimine geçilmesini istemiştir. Cavallo, IMF'nin bu isteğini kabul etmeyince IMF verilmesi gereken 1,3 milyar Dolarlık kredi dilimini dondurmuştur.(10) Bu durum ülkeden kaynak çıkışını hızlandırmıştır. Bu duruma önlem almak amacıyla bankalardaki mevduatlara bloke getirilmiştir.
        Mevduatlara bloke getirilmesi kararı halk tarafından kabul görmemiş ve bankalar önünde uzun kuyruklar oluşmaya başlamış; devamında ise sokak çatışmalarına dönüşen olaylar sonucunda Cavallo istifa etmiştir.


    Çatışmaların Yoğun Olduğu Bölgeler

        Lâtin Amerika ülkelerinin çoğunda görülmekte olan kronik gelir dağılımı bozukluğu Arjantin için de geçerlidir. Gelirin yüksek, dağılımının adaletsiz olduğu yerler başkent Buenos Aires'e yakın eyaletlerdir. Bu bölgelerde yağma olayları çok sıklıkla meydana gelmiştir.
        Ülkenin kuzeyinde büyük şehirlerde meydana gelen yağma olayları özellikle, Buenos Aires, Cordoba, Concepcion, Rosario, Mendoza ve La Plata bölgelerinde gerçekleşmiştir.


    c. Devalüasyon
        Rua'dan sonra Saa'nın da istifa etmesiyle başkan seçilen E. Duhalde, ülkede 11 yıldır uygulanan 1 Peso, 1 Dolar eşitliğini bozarak, % 41 oranında devalüasyon gerçekleştirmiştir.(11) Ancak karaborsada bu oran 1 ABD Doları = 1,6 Peso oranında uygulanmaktadır.
        1995 yılında Arjantin'in en büyük ticarî rakibi olan Brezilya'nın sabit kur sisteminden vazgeçmesi ve Şili'nin de Arjantin'den avantajlı konuma geçmesiyle Arjantin bir zamanlar hâkim olduğu gıda ihracat pazarını kaybetmiş, ülke bir türlü sabit kur rejimi yüzünden durgunluktan kurtulamamıştır.(12)
        Arjantin'de yapılan devalüasyonla beraber ücretli olarak çalışanlar ve yabancı yatırımcılar, özellikle İspanyol şirketleri, büyük zararlara uğramışlardır. Bu zararların bir kısmı aşağıda açıklanmıştır.
    • Geleneksel olarak Arjantin ile sıkı ticarî ve kültürel bağları olan İspanya, son on yılda 30 milyar Dolar yatırım yapmıştır. Arjantin'in GSYİH'nın %10'undan fazla olan bu miktar İspanya GSYİH'nın ise %5'ini oluşturmaktadır. Bu yüzden Dolar cinsinden borcu olan ve yatırım yapan şirketler büyük zarara uğramışlardır.
    • Ülkenin en büyük altyapı işletim sistemleri İspanyol firmalarının elindendir ve söz konusu firmalar devalüasyona rağmen faturaları Peso üzerinden tahsil etmek zorunda olmaları firmaları zarara uğratmaktadır.(13)
    • Arjantin'in en büyük bankaları İspanyol sermayesi ile kurulmuştur. Bankalar 100.000 Doların altındaki kredilerin geri ödemelerini Peso cinsinden alacaklarını beyan etmişler, bu durum bankalar açısından zararlı olmuştur.

        Devalüasyonla birlikte Arjantin dış ticarette göreceli bir üstünlük sağlamayı amaçlamaktadır. Ancak Peso'nun devalüasyonu birçok firmanın aleyhine işlemektedir. Bu durumun nedeni ise Dolar-Peso eşitliğinden kaynaklanan ekonominin dolarizasyon içinde olması birçok Arjantin ve yabancı şirketin Dolar cinsinden borçlanmasıdır. Kısaca ülkedeki şirketlerin borçlarının çoğu Dolar cinsindendir ve devalüasyonla birlikte bu borçlar reel olarak artmıştır.(14)     Ayrıca Arjantin'de ihracatçı firmaların % 60'dan fazlası et ve mineral işi ile uğraşmaktadır. Bu durum bazı sıkıntıları beraberinde getirmektedir.
    • Uluslararası piyasalarda fiyatları düşen bu tip (gıda) ürünler ihraç eden Arjantin için devalüasyonun çok fazla yarar sağlamayacağı açıktır.
    • Arjantin'in en büyük ihraç kalemlerinden olan et ihracatı ise geçen yıl meydana gelen hayvan hastalıkları yüzünden uluslararası yasaklara maruz kalmıştır.



    B. Arjantin Krizindeki Başlıca Faktörler


    a. Dış Borçlar

        Arjantin'i iflâsa sürükleyen nedenlerin başında dış borçlar sorunu gelmektedir. Hükümet kamu borçlarını yeniden yapılandırmada ve borçları ödemek için gerekli kaynakların sağlanmasında başarısız olmuştur. Ayrıca federatif yapısı olan Arjantin'de eyaletlerin kendi başlarına borçlanmaları ve hükümetin sosyal kamu kuruluşlarının borçlarını üstlenmesi borçların yükselmesine sebebiyet vermiştir. Arjantin'in dış borcunun 2002 yılı sonunda 154 milyar Dolar olması beklenmektedir.(15)
        Arjantin'in kredi notu belli başlı kredi derecelendirme kuruluşlarına göre en düşük not olan iflâs durumundadır.

    Tablo 4. Arjantin'in Kredi Notları (16)
    1998 1999 2000 2001
    Moody's Ba3 B1 B2 Caa3 Aralık-01
    S & P BB BB BB SD Aralık-01
    Fitch IBCA, Duff & Phelp BB BB DDD DDD Aralık-01




    b. Moratoryum
        IMF'nin desteğini kaybeden Arjantin'in borçlarını geçici süre ödeyemeyeceğini söylemesi, yani teknik olarak moratoryum ilân etmesi, uluslararası piyasalar tarafından beklenen bir gelişme olarak karşılanmıştır. Arjantin vermiş olduğu bu kararla uluslararası sermaye piyasalarından dışlanmaya mahkûmdur.
        1998 yılında ekonomik krize düşen ve 40 milyar Dolar'lık borcunu erteleme kararı alan Rusya'nın dünya ekonomisinde yaratmış olduğu etki göz önüne alınırsa, 146 milyar Dolarlık borcunu erteleyen Arjantin'in çok daha büyük ve derin etki yaratması gerekirdi. Ancak moratoryumun etkisi sınırlı kalmıştır. Bu durumun nedenlerini sıralarsak:
    " IMF'nin desteğini kaybeden Arjantin'in borçlarını geçici bir süre ödeyemeyeceğini söylemesi, yani teknik olarak moratoryum ilân etmesi uluslararası piyasalar tarafından beklenen bir gelişme olarak karşılanmıştır. "
    • Arjantin'e kredi veren uluslararası bankalar 2001 yılının son çeyreğine bakıldığında Arjantin'in bir moratoryum ilân edeceğini tahmin etmekteydiler ve bu sebepten yüksek risk primi ile borç verdiler.
    • IMF'nin 18 Aralık 2001 tarihinde yaptığı açıklamayla Arjantin'in moratoryuma gideceğinin sinyallerini vermiştir. Bu yüzden, IMF, etkilenmesi muhtemel Latin Amerika ülkeleri ile ilişkilerini güçlendirmiştir.

        Gelişmekte olan ülkeler içinde yer alan Arjantin'in borçlarını ödeyememesi Türkiye'yi de dış borçlanmanın maliyeti konusunda olumsuz etkileyebilir.(17)


    c. Para Kurulu
        Yıllarca süren kronik yüksek enflasyondan kurtulmak amacıyla Nisan 1991 tarihinde bir Peso'nun bir ABD Dolar'ına eşitlenmesiyle para kurulu (currency board) oluşturulmuştur.
        Para kurulu uygulaması Avrupa'nın sömürgelerine uygulattığı unutulmuş bir sistemdir. Bu sistemde sömürgeler kendi paralarını basabilmekte ancak para katı bir biçimde sömürgeci ülkenin parasının değerine bağlı kılmakta ve bunun denetimini dövizlerden oluşan rezervlere dayandıran yasa ile garanti altına alınmaktaydı. Merkez bankasının yerel banknotların tümünü değiştirebilecek kadar sömürgeci ülke banknotu bulundurması gerekmekteydi.(18)
        Enflâsyon 1989 yılında %3000 civarında gerçekleşmiştir. Amacı enflasyonu düşürmek olan Para Kurulu başarılı olmuş 1994 yılında enflâsyon %4, 1995 yılında ise %2'ye indirilmiştir.(19)

    Tablo 5. Enflâsyon Oranları
    1997 1998 1999 2000 2001
    Enflâsyon (TÜFE %) 0.3 0.7 -1.8 -0.7 -1.5 Aralık-01
    Döviz kuru (Peso/Dolar) 1.000 1.000 1.000 1.000 1.000 Aralık-01

    Kaynak: http://www.latin-focus.com/countries/argentina/argentina.htm
        Para kurulu'nun bir başka yararı ise enflâsyonun kontrol altına alınması ve döviz kurunun istikrara kavuşması olmuştur. Bu sayede 1994 yılına gelindiğinde Arjantin dünyanın en büyük doğrudan yabancı sermaye çeken ülkesi olmuştur.(20)

    Tablo 6. Arjantin'e gelen Yabancı Sermaye
    1980 1990 1999 2000
    Yabancı yatırımlar
    (Milyon USD)
    678 1.836 8.236 10.696

    Kaynak: Argentina at a Glance, VVorld Bank

        Para Kurulu enflâsyonu düşürmekte başarılı da olsa, yaşanan krizde çok önemli bir yer tutmaktadır. Bu noktada Para Kurulu'nun sakıncalarına özetlemek gerekirse:
    " Enflâsyon 1989 yılında % 3000 civarında gerçekleşmiştir. Amacı enflâsyonu düşürmek olan Para Kurulu başarılı olmuş 1994 yılında enflâsyon %4, 1995 yılında ise %2'ye indirilmiştir. "
    • IMF 2001 yılının ikinci yarısından sonra Arjantin'den dalgalı döviz kuruna geçmesini istemiş; ancak Cavallo IMF'nin bu istediğini reddetmiştir. Para Kurulu'nun kaldırılmaması nedeniyle IMF, Arjantin'e vermesi gereken kredi dilimini vermemiştir.
    • Para Kurulu ile birlikte Dolar'a sabitlenen Peso aşırı değerlenmiş; buna ek olarak Brezilya ve Şili'nin daha zayıf olan para birimleri ile birlikte Arjantin dış ticarette rekabet gücünü kaybetmiştir. Dünya rekabet endeksinde 1998 yılında 34. sırada iken 1999 yılında 40. sırada ve bir yıl sonra 2000 yılında 45. sıraya düşmüştür.(21)
    • Piyasanın dolarize olması, yüksek reel faiz oranları ve petrol fiyatlarından kaynaklanan ticaret hadlerindeki sapmalar, ülkeyi resesyona sürüklemiştir.(22)


    C. Türkiye ve Arjantin Karşılaştırılması


        Ekonomik verilere bakıldığında Arjantin yaşamakta olduğu kriz trendine Türkiye'nin de girmemesi için hiç bir engel yoktur. Aşağıdaki tablo 7 incelendiğinde iki ülke arasında ekonomik veriler yönünden büyük bir fark yoktur, hatta genellikle Arjantin'in durumu daha iyidir.
        Türkiye'deki kayıt dışı ekonomi ve karapara olguları istatistikleri saptırmakta, ekonominin sağlıklı değerlendirilmesini engellemektedir.



    • Arjantin'de kişi başına düşen millî gelir Lâtin Amerika ortalamasının iki katı olduğu gibi Türkiye'nin de iki katıdır.
    • Arjantin'inin krize girmesindeki en büyük etkenlerden biri dış borçların büyüklüğüdür. Ancak bu borçların GSYİH'ya oranı Türkiye'de Arjantin'den yüksektir.
    • Arjantin'de enflâsyon oranı % - 1,5 iken Türkiye'de bu oran % 68,5'dir.
    • Türkiye'de 2001 yılında sanayi üretimi % 13,9, düşerken aynı zaman dilimi içinde bu oran Arjantin'de %10,4 olmuştur.
    • Arjantin'de işsizlik %18'i geçmiş bulunmakla beraber, bu oran Türkiye'de resmî olarak %11'ler düzeyindedir.


    " Arjantin ve Türkiye'nin en ayırt edici yönü son zamanlarda IMF ile ilişkilerinde olan faklılıklardır. "

        Yukarıdaki bilgiler ışığında Türk ekonomisinin de en az Arjantin kadar kötü olduğunu gösterdikten sonra Türkiye'de yaşanan ekonomik sıkıntı ile Arjantin'de yaşanan krizin nedenlerinin farklı olduğunu vurgulamak gerekmektedir. Türkiye'de dalgalı kur rejimi ile birlikte kontrol altında tutulmakta zorlanılan bir döviz piyasası, zayıf bankacılık sektörü nedeniyle iç borçlanma imkânlarının azalması sorunu mevcuttur.
        Bu noktada, bir ülkenin ekonomik krize girmesi veya çıkmasının kredibilitesiyle çok yakın ilişkisi vardır. Bu bakımdan Arjantin ve Türkiye'nin en ayırt edici yönü son zamanlardaki IMF ile ilişkilerinde olan faklılıklardır. IMF desteğini Arjantin'den çekmiş, böylece hükümetin uluslararası piyasalardaki pamuk ipliğine bağlı olan güvenilirliği ortadan kalkmış ve kriz süreci başlamıştır. Türkiye'nin arkasında ise şimdiye kadar hiç olmadığı kadar dış destek vardır.
        11 Eylül ve arkasında gelişen olaylarla önemi artan Türkiye'ye IMF'nin vermiş olduğu malî destek kesilmedikçe, Türkiye'nin krize girmesi kısa vadede mümkün görülmemektedir. Aksi takdirde dış destek olmaması durumunda kriz ortamı oluşacaktır.


    Sonuç


        1982 Lâtin Amerika krizi, 1994 Meksika krizi, 1997 Asya Krizi, 1998 Rusya Krizi, 2001 Türkiye krizi ve 2001 sonu 2002 yılı başında tekrar Lâtin Amerika'dan bir ülke olan Arjantin'deki kriz; krizlere giden yollar her ne kadar farklı olsa da, ulaşılan sonuç açısından değerlendirildiğinde krizler benzer etkiler yaratmaktadır.
        Arjantin'in 1991 yılından beri uyguladığı para kurulu ile birlikte kronikleşen enflâsyonu düşürmeyi başarmış da olsa, uzun yıllar uygulanan sabit döviz kuru ile birlikte ulusal para birimi Peso aşırı değerlenmiştir. Buna bir de Arjantin'in ihracat piyasalarında en büyük rakipleri olan Şili ve Brezilya'da uygulanan gevşek para politikaları eklenince, Arjantin ihracat piyasalarında rekabet üstünlüğünü tamamen kaybetmiştir. Ülkede uygulanan sıkı para politikasıyla beraber uzun yıllardır yaşanan durgunluk ise ülkede işsizliğin artmasına neden olmuştur.
        Arjantin'in ekonomi politikasının temelini oluşturan Para Kurulu sisteminin IMF tarafından kaldırılmasının istenmesi ve bunun zamanın Ekonomi Bakanı D.Cavallo tarafından reddedilmesi zaten kritik bir noktada olan ekonomiyi krize sokmuştur.
        Moratoryum ilânı ile birlikte uluslararası piyasalardan izole edilecek olan Arjantin, tekrar güven tesis etmesi ve içinde bulunduğu kriz ortamından kurtulması için IMF ile anlaşmak zorunda kalacak ve bu, muhtemelen IMF'nin tüm isteklerinin uygulanacağı bir anlaşma olacaktır.




    N O T L A R:
    [ Sayfa Başına Dön ]


        (1) World Labour Report 2000, International Labour Office, Cenevre, 2000.  ( Geri dön )

        (2) İnsani gelişim endeksinde değer 1'e ne kadar yaklaşırsa o ülkenin halkının insanî gelişimi o kadar iyi demektir.  ( Geri dön )

        (3) World Development Indicators 2000, World Bank Washington 2000  ( Geri dön )

        (4) P. Krugman, Bunalım Ekonomisinin Geri Dönüşü Çev. Neşenur Domaniç, İstanbul, Literatür Yayıncılık 2001 s. 47.  ( Geri dön )

        (5) Krugman, Bunalım Ekonomisinin Geri Dönüşü, s.47.  ( Geri dön )

        (6) Daha fazla açıklama için BBC'nin Web Sitesi: http://news.bbc.co.uk/hi/english/business/newsid_1721000/1721061.stm  ( Geri dön )

        (7) Daha geniş bilgi için; CIA The World Factbook; http://www.cia.gov/cia/publications/factbook/index.html  ( Geri dön )

        (8) Uluslararası Saydamlık Endeksi; http://www.transparency.org/documents/cpi/2001/cpi2001.html#cpi  ( Geri dön )

        (9) Geleneksel olarak İspanyol bankaları Latin Amerika'ya ilgi duymakta ve yatırım yapmaktadırlar: http://news.bbc.co.uk/hi/english/business/newsid_1726000/1726265.stm  ( Geri dön )

        (10) IMF web Sitesi: http://www.imf.org/external/pubs/ft/sur-vey/2001/121001.pdf  ( Geri dön )

        (11) Alistair Bell, Argentine Peso Devalues 41 Percent Reuters, 15 Ocak 2002.  ( Geri dön )

        (12) Mehmet Arslan "IMF, Krizler ve Türkiye", Stratejik Analiz, Cilt 1(14), Haziran 2001 ss. 5-24.  ( Geri dön )

        (13) Emma Daly, "Argentina Devalues and the Spanish feel the Loss", The New York Times, 8 Ocak 2002.  ( Geri dön )

        (14) Antony Faiola, "No Relief for Argentine Exporters" Washington Post, 9 Ocak 2002.  ( Geri dön )

        (15) The Economist, The World in 2002, 2001, s.85.  ( Geri dön )

        (16) Arjantin'in 2001 yılı Aralık ayı kredi notları her kuruluşun verebileceği en düşük notlardan oluşmaktadır.  ( Geri dön )

        (17) "Arjantin'in Borç Erteleme Kararı Türkiye'yi Olumsuz Etkileyecek", http://www.ntvmsnbc.com.tr/news/126332.asp?cp1=1  ( Geri dön )

        (18) Krugman, Bunalım Ekonomisinin Geri Dönüşü, s. 49.  ( Geri dön )

        (19) Bilgi için: "Arjantin Bugünlere Para Kurulu ile Geldi", http://www.ntvmsnbc.com.tr/news/125830.asp?cp1=1  ( Geri dön )

        (20) Nicola Phillips "The future of the Political Economy of Latin America", Richard Stubbs ve Geoffrey R.D. Underhill (der) Political Economy and the Changing Global Order, New York 2000 sy: 285,  ( Geri dön )

        (21) The Global Competitiveness Report 2000, Harvard Üniversitesi ve World Economic Forum, Cenevre İsviçre, 2000.  ( Geri dön )

        (22) Mehmet Arslan, "IMF Krizler ve Türkiye", Stratejik Analiz, Cilt 1(14), Haziran 2001 ss.5-24.  ( Geri dön )



  •  



    HaberBilgi.com
    Tabloların ve yazıların taranması, düzenlenmesi ve sayfa tasarımı,
    Nisan 2002 element