|
Arjantin Ekonomik Krizi: "Bir Arjantinli Kadar Zengin" Deyiminden Ekonomisi Çöken Arjantin'e ![]() Stratejik Analiz, Cilt 2, Sayı 22, Şubat 2002 Barış ÇİLOĞLU (ASAM, Dünya Ekonomisi Masası, Asistanı. E-posta: bciloglu@avsam.org)
Giriş 1980'li yıllarla beraber uygulanmaya başlanan özellikle üretime dayalı (arz yanlı) ekonomi politikaları ve bu bağlamda tüketim (talep) yönü gözardı edilen ekonominin oluşturduğu durgunluk (resesyon), bugün birçok ülkenin başına gelen ekonomik kriz sarmalının şimdilik Arjantin'de kalmasına neden oldu. Arjantin'in krize sürüklenmesinde ekonominin durgunluk içine girmiş olması önemli bir faktör olmasına rağmen tek belirleyici sebep olmamış; dış borçların bozuk yapısı ve IMF'in isteklerine, artık geri dönülemeyecek kadar bağımlı hâle geldikten sonra karşı çıkmalar ve buna bağlı olarak uluslararası piyasalarda yalnız kalması da önemli yer tutmaktadır. A. Arjantin Ekonomisi Gelişmekte olan ülkeler kategorisinde yer alan Arjantin doğal kaynaklar bakımından ABD, Kanada ve Avustralya gibi oldukça zengin durumda olan bir ülkedir. 37 milyonluk nüfusunun ortalama olarak eğitim düzeyi yüksektir. Ülkenin tarım sektörü ihracata dayalı olmakla beraber çeşitli sanayi dalları da mevcuttur. Arjantin diğer gelişmekte olan ülkelerle karşılaştırıldığında ekonomik ve sosyal yönlerden daha gelişmiş durumdadır. Özellikle insanî gelişmişlik düzeyi bakımından Avrupa ortalamasından bile daha iyi durumdadır.(1)
1980'lerde ve 90'lı yılların ilk yarısında hızlı büyüme yaşayan Arjantin Ekonomisi 20 yıl içinde gayri safi yurtiçi hasılasını (GSYIH) 77 milyar Dolar'dan 285 milyar Dolara çıkarmayı başarmıştır. Hizmetler sektörü ağırlıklı bir ekonomisi olmasına rağmen ihracatta geleneksel olarak gıda maddeleri (özellikle et) ağırlıklı bir yapı mevcuttur.(3) Arjantin'in en büyük sorunu dış borçlardır. 1980 yılında 27 milyar Dolar olan dış borçlar 2001 yılında 146 milyar Dolar olmuştur. a. Tarih Perspektifinden Kısa Bir Bakış Arjantin ekonomisine tarihî perspektiften baktığımızda bugün içinde bulunduğu kriz ortamına nasıl geldiği daha net bir şekilde ortaya çıkmaktadır. "Bir Arjantili kadar zengin" Bu, l. Dünya Savaşı'ndan önce Avrupa'daki halkın ve yatırımcıların sıkça kullandığı bir sözdü.(4) Avrupa sermayesi için çok gözde bir yer olan Arjantin, aynı zamanda Avrupa'dan daha çok iş olanağı sağladığı için göçmenlerin de gitmek istedikleri bir rüyalar ülkesiydi. Ticaretin merkezi olan Buenos Aires aynı zamanda, İngilizlerin inşa ettiği demiryolu ağı ile ülkenin buğday ve etinin ihraç edildiği büyük bir limandı.(5) Ancak Birinci Dünya Savaşı ile birlikte tarımsal ürünlerin fiyatları düşmeye başladı ve dibe vurdu, bu durum Arjantin için kötü haberlerin başlangıcıydı, ancak yapılan devalüasyonla ihracatta artış sağlandı ve Arjantin'in yıldızı 1930'larda yeniden parlamaya başladı. 1930'lu yıllara gelindiğinde ülke dünyanın en büyük et ihracatçısı durumuna gelmiş ve kişi başına millî geliri ise Fransa'yla aynı duruma ulaşarak büyük bir ekonomik güç hâlini almıştır.(6)
1982 yılında başlayan ve 2,5 ay süren Falkland Savaşı, ardından gelen Meksika'nın yaşadığı borç krizi tüm Latin Amerika ülkelerini etkilediği gibi Arjantin'i de etkilemiş, ülke ekonomisindeki istikrarsızlık kronik hâle gelmiştir. Bu durum Arjantin'in uzun yıllar bütçe açıklarını kapatmak için para basma yoluna gitmesine ve hiper enflasyon sürecinin yaşanmasına sebep olmuştur. 1980'lerin sonunda enflasyon, aylık % 200'e kadar ulaşmıştır.(7) Fiyatlar, bu dönemde, gün içinde sürekli yükselmekte ve sabahtan akşama kadar %20'ye kadar değişiklik göstermekteydi. 1989 yılında "El Turco" lâkaplı Carlos Menem'in devlet başkanı seçilmesiyle liberal politikalar izlenmeye başlandı. Ekonomi bakanlığına Domingo Cavallo getirildi. Cavallo kamu açıklarını kapatmak ve enflasyonu kontrol altına alabilmek amacıyla para kurulu uygulamasına geçmiştir. Cavallo'nun yapmış olduğu reform hareketleri ile birlikte güven yeniden sağlanmış ve ekonomi büyümeye geçmiştir. 1991-94 yılları arasında Arjantin ekonomisi yıllık ortalama % 7,7 oranında büyümüştür.
b. Krizin Gelişimi Arjantin ekonomisinin neden sağlıksız olduğunu kısaca özetlemek gerekirse şunlar söylenebilir; 1. Yolsuzluklar: Dünya yolsuzluk endeksinde(8) Arjantin, 57. sıra gibi oldukça geri düzeyde olan bir ülkedir. Gelir dağılımının bozukluğu ve yüksek işsizlik ülkede rüşvet ve yolsuzlukları sürekli artırmaktadır. Yolsuzluk sıralamasında Türkiye'den daha kötü bir durumdadır. 2. Özelleştirme: 1990 yılından itibaren uygulanan hatalı özelleştirme politikaları ile oluşturulan verimsiz şirketler ve karteller ülke ekonomisine zarar vermektedir. Arjantin, millî petrol şirketlerini bile stratejik değerlendirme yapmadan satmıştır. 3. Sıcak Para Girişi: 1990-2000 yılları arasında Arjantin'e 150 milyar Dolar sıcak para girişi oldu. Bu durum Arjantin ekonomisinin dengesini bozmuştur. 4. Dış Borçlar: Asya, Meksika ve Rusya krizlerinin etkisiyle ekonomisi zayıflamış olan Arjantin'in oldukça kısa vadeli, ödenmesi zor dış borçlan 146 milyar Dolar olmuştur. Yukarıdaki sebepler bir ülkenin krize girmesi için her ne kadar "gerekli" olsa da "yeterli" değildir. Çünkü Arjantin'in durumunda olan hatta daha kötü olan ülkeler bulunmaktadır. Arjantin'de krizin oluşmasında asıl faktör IMF ile olan ilişkilerdir. 2001 yılının ortalarına doğru Arjantin'de ekonomi politikalarına duyulan güvensizlik, özellikle Temmuz ayında üç büyük kredi derecelendirme kuruluşunun Arjantin'in kredi notlarını düşürmesiyle açıkça ortaya çıkmış, ardından özellikle Arjantin'de önemli aktifleri bulunan(9) İspanyol bankalarının piyasalardan çekilmeye başlamaları ile birlikte iyice artan güvensizlik ortamında ülkeden hızlı bir şekilde kaynak çıkışı yaşanmaya başlanmış; zamanın Ekonomi Bakanı Cavallo bu durumun önüne geçmek için IMF ile tekrar anlaşma yapmak zorunda kalmıştır. Ancak IMF, Arjantin'den para kurulu uygulamasına son vermesini ve aynen Türkiye'de olduğu gibi dalgalı kur rejimine geçilmesini istemiştir. Cavallo, IMF'nin bu isteğini kabul etmeyince IMF verilmesi gereken 1,3 milyar Dolarlık kredi dilimini dondurmuştur.(10) Bu durum ülkeden kaynak çıkışını hızlandırmıştır. Bu duruma önlem almak amacıyla bankalardaki mevduatlara bloke getirilmiştir. Mevduatlara bloke getirilmesi kararı halk tarafından kabul görmemiş ve bankalar önünde uzun kuyruklar oluşmaya başlamış; devamında ise sokak çatışmalarına dönüşen olaylar sonucunda Cavallo istifa etmiştir. Çatışmaların Yoğun Olduğu Bölgeler Lâtin Amerika ülkelerinin çoğunda görülmekte olan kronik gelir dağılımı bozukluğu Arjantin için de geçerlidir. Gelirin yüksek, dağılımının adaletsiz olduğu yerler başkent Buenos Aires'e yakın eyaletlerdir. Bu bölgelerde yağma olayları çok sıklıkla meydana gelmiştir.
Ülkenin kuzeyinde büyük şehirlerde meydana gelen yağma olayları özellikle, Buenos Aires, Cordoba, Concepcion, Rosario, Mendoza ve La Plata bölgelerinde gerçekleşmiştir.c. Devalüasyon Rua'dan sonra Saa'nın da istifa etmesiyle başkan seçilen E. Duhalde, ülkede 11 yıldır uygulanan 1 Peso, 1 Dolar eşitliğini bozarak, % 41 oranında devalüasyon gerçekleştirmiştir.(11) Ancak karaborsada bu oran 1 ABD Doları = 1,6 Peso oranında uygulanmaktadır. 1995 yılında Arjantin'in en büyük ticarî rakibi olan Brezilya'nın sabit kur sisteminden vazgeçmesi ve Şili'nin de Arjantin'den avantajlı konuma geçmesiyle Arjantin bir zamanlar hâkim olduğu gıda ihracat pazarını kaybetmiş, ülke bir türlü sabit kur rejimi yüzünden durgunluktan kurtulamamıştır.(12) Arjantin'de yapılan devalüasyonla beraber ücretli olarak çalışanlar ve yabancı yatırımcılar, özellikle İspanyol şirketleri, büyük zararlara uğramışlardır. Bu zararların bir kısmı aşağıda açıklanmıştır.
Devalüasyonla birlikte Arjantin dış ticarette göreceli bir üstünlük sağlamayı amaçlamaktadır. Ancak Peso'nun devalüasyonu birçok firmanın aleyhine işlemektedir. Bu durumun nedeni ise Dolar-Peso eşitliğinden kaynaklanan ekonominin dolarizasyon içinde olması birçok Arjantin ve yabancı şirketin Dolar cinsinden borçlanmasıdır. Kısaca ülkedeki şirketlerin borçlarının çoğu Dolar cinsindendir ve devalüasyonla birlikte bu borçlar reel olarak artmıştır.(14) Ayrıca Arjantin'de ihracatçı firmaların % 60'dan fazlası et ve mineral işi ile uğraşmaktadır. Bu durum bazı sıkıntıları beraberinde getirmektedir.
![]() B. Arjantin Krizindeki Başlıca Faktörler a. Dış Borçlar Arjantin'i iflâsa sürükleyen nedenlerin başında dış borçlar sorunu gelmektedir. Hükümet kamu borçlarını yeniden yapılandırmada ve borçları ödemek için gerekli kaynakların sağlanmasında başarısız olmuştur. Ayrıca federatif yapısı olan Arjantin'de eyaletlerin kendi başlarına borçlanmaları ve hükümetin sosyal kamu kuruluşlarının borçlarını üstlenmesi borçların yükselmesine sebebiyet vermiştir. Arjantin'in dış borcunun 2002 yılı sonunda 154 milyar Dolar olması beklenmektedir.(15) Arjantin'in kredi notu belli başlı kredi derecelendirme kuruluşlarına göre en düşük not olan iflâs durumundadır.
b. Moratoryum IMF'nin desteğini kaybeden Arjantin'in borçlarını geçici süre ödeyemeyeceğini söylemesi, yani teknik olarak moratoryum ilân etmesi, uluslararası piyasalar tarafından beklenen bir gelişme olarak karşılanmıştır. Arjantin vermiş olduğu bu kararla uluslararası sermaye piyasalarından dışlanmaya mahkûmdur. 1998 yılında ekonomik krize düşen ve 40 milyar Dolar'lık borcunu erteleme kararı alan Rusya'nın dünya ekonomisinde yaratmış olduğu etki göz önüne alınırsa, 146 milyar Dolarlık borcunu erteleyen Arjantin'in çok daha büyük ve derin etki yaratması gerekirdi. Ancak moratoryumun etkisi sınırlı kalmıştır. Bu durumun nedenlerini sıralarsak:
Gelişmekte olan ülkeler içinde yer alan Arjantin'in borçlarını ödeyememesi Türkiye'yi de dış borçlanmanın maliyeti konusunda olumsuz etkileyebilir.(17) c. Para Kurulu Yıllarca süren kronik yüksek enflasyondan kurtulmak amacıyla Nisan 1991 tarihinde bir Peso'nun bir ABD Dolar'ına eşitlenmesiyle para kurulu (currency board) oluşturulmuştur. Para kurulu uygulaması Avrupa'nın sömürgelerine uygulattığı unutulmuş bir sistemdir. Bu sistemde sömürgeler kendi paralarını basabilmekte ancak para katı bir biçimde sömürgeci ülkenin parasının değerine bağlı kılmakta ve bunun denetimini dövizlerden oluşan rezervlere dayandıran yasa ile garanti altına alınmaktaydı. Merkez bankasının yerel banknotların tümünü değiştirebilecek kadar sömürgeci ülke banknotu bulundurması gerekmekteydi.(18) Enflâsyon 1989 yılında %3000 civarında gerçekleşmiştir. Amacı enflasyonu düşürmek olan Para Kurulu başarılı olmuş 1994 yılında enflâsyon %4, 1995 yılında ise %2'ye indirilmiştir.(19)
Para Kurulu enflâsyonu düşürmekte başarılı da olsa, yaşanan krizde çok önemli bir yer tutmaktadır. Bu noktada Para Kurulu'nun sakıncalarına özetlemek gerekirse:
C. Türkiye ve Arjantin Karşılaştırılması Ekonomik verilere bakıldığında Arjantin yaşamakta olduğu kriz trendine Türkiye'nin de girmemesi için hiç bir engel yoktur. Aşağıdaki tablo 7 incelendiğinde iki ülke arasında ekonomik veriler yönünden büyük bir fark yoktur, hatta genellikle Arjantin'in durumu daha iyidir. Türkiye'deki kayıt dışı ekonomi ve karapara olguları istatistikleri saptırmakta, ekonominin sağlıklı değerlendirilmesini engellemektedir. ![]()
Yukarıdaki bilgiler ışığında Türk ekonomisinin de en az Arjantin kadar kötü olduğunu gösterdikten sonra Türkiye'de yaşanan ekonomik sıkıntı ile Arjantin'de yaşanan krizin nedenlerinin farklı olduğunu vurgulamak gerekmektedir. Türkiye'de dalgalı kur rejimi ile birlikte kontrol altında tutulmakta zorlanılan bir döviz piyasası, zayıf bankacılık sektörü nedeniyle iç borçlanma imkânlarının azalması sorunu mevcuttur. Bu noktada, bir ülkenin ekonomik krize girmesi veya çıkmasının kredibilitesiyle çok yakın ilişkisi vardır. Bu bakımdan Arjantin ve Türkiye'nin en ayırt edici yönü son zamanlardaki IMF ile ilişkilerinde olan faklılıklardır. IMF desteğini Arjantin'den çekmiş, böylece hükümetin uluslararası piyasalardaki pamuk ipliğine bağlı olan güvenilirliği ortadan kalkmış ve kriz süreci başlamıştır. Türkiye'nin arkasında ise şimdiye kadar hiç olmadığı kadar dış destek vardır. 11 Eylül ve arkasında gelişen olaylarla önemi artan Türkiye'ye IMF'nin vermiş olduğu malî destek kesilmedikçe, Türkiye'nin krize girmesi kısa vadede mümkün görülmemektedir. Aksi takdirde dış destek olmaması durumunda kriz ortamı oluşacaktır. Sonuç 1982 Lâtin Amerika krizi, 1994 Meksika krizi, 1997 Asya Krizi, 1998 Rusya Krizi, 2001 Türkiye krizi ve 2001 sonu 2002 yılı başında tekrar Lâtin Amerika'dan bir ülke olan Arjantin'deki kriz; krizlere giden yollar her ne kadar farklı olsa da, ulaşılan sonuç açısından değerlendirildiğinde krizler benzer etkiler yaratmaktadır. Arjantin'in 1991 yılından beri uyguladığı para kurulu ile birlikte kronikleşen enflâsyonu düşürmeyi başarmış da olsa, uzun yıllar uygulanan sabit döviz kuru ile birlikte ulusal para birimi Peso aşırı değerlenmiştir. Buna bir de Arjantin'in ihracat piyasalarında en büyük rakipleri olan Şili ve Brezilya'da uygulanan gevşek para politikaları eklenince, Arjantin ihracat piyasalarında rekabet üstünlüğünü tamamen kaybetmiştir. Ülkede uygulanan sıkı para politikasıyla beraber uzun yıllardır yaşanan durgunluk ise ülkede işsizliğin artmasına neden olmuştur. Arjantin'in ekonomi politikasının temelini oluşturan Para Kurulu sisteminin IMF tarafından kaldırılmasının istenmesi ve bunun zamanın Ekonomi Bakanı D.Cavallo tarafından reddedilmesi zaten kritik bir noktada olan ekonomiyi krize sokmuştur. Moratoryum ilânı ile birlikte uluslararası piyasalardan izole edilecek olan Arjantin, tekrar güven tesis etmesi ve içinde bulunduğu kriz ortamından kurtulması için IMF ile anlaşmak zorunda kalacak ve bu, muhtemelen IMF'nin tüm isteklerinin uygulanacağı bir anlaşma olacaktır. (1) World Labour Report 2000, International Labour Office, Cenevre, 2000. ( Geri dön ) (2) İnsani gelişim endeksinde değer 1'e ne kadar yaklaşırsa o ülkenin halkının insanî gelişimi o kadar iyi demektir. ( Geri dön ) (3) World Development Indicators 2000, World Bank Washington 2000 ( Geri dön ) (4) P. Krugman, Bunalım Ekonomisinin Geri Dönüşü Çev. Neşenur Domaniç, İstanbul, Literatür Yayıncılık 2001 s. 47. ( Geri dön ) (5) Krugman, Bunalım Ekonomisinin Geri Dönüşü, s.47. ( Geri dön ) (6) Daha fazla açıklama için BBC'nin Web Sitesi: http://news.bbc.co.uk/hi/english/business/newsid_1721000/1721061.stm ( Geri dön ) (7) Daha geniş bilgi için; CIA The World Factbook; http://www.cia.gov/cia/publications/factbook/index.html ( Geri dön ) (8) Uluslararası Saydamlık Endeksi; http://www.transparency.org/documents/cpi/2001/cpi2001.html#cpi ( Geri dön ) (9) Geleneksel olarak İspanyol bankaları Latin Amerika'ya ilgi duymakta ve yatırım yapmaktadırlar: http://news.bbc.co.uk/hi/english/business/newsid_1726000/1726265.stm ( Geri dön ) (10) IMF web Sitesi: http://www.imf.org/external/pubs/ft/sur-vey/2001/121001.pdf ( Geri dön ) (11) Alistair Bell, Argentine Peso Devalues 41 Percent Reuters, 15 Ocak 2002. ( Geri dön ) (12) Mehmet Arslan "IMF, Krizler ve Türkiye", Stratejik Analiz, Cilt 1(14), Haziran 2001 ss. 5-24. ( Geri dön ) (13) Emma Daly, "Argentina Devalues and the Spanish feel the Loss", The New York Times, 8 Ocak 2002. ( Geri dön ) (14) Antony Faiola, "No Relief for Argentine Exporters" Washington Post, 9 Ocak 2002. ( Geri dön ) (15) The Economist, The World in 2002, 2001, s.85. ( Geri dön ) (16) Arjantin'in 2001 yılı Aralık ayı kredi notları her kuruluşun verebileceği en düşük notlardan oluşmaktadır. ( Geri dön ) (17) "Arjantin'in Borç Erteleme Kararı Türkiye'yi Olumsuz Etkileyecek", http://www.ntvmsnbc.com.tr/news/126332.asp?cp1=1 ( Geri dön ) (18) Krugman, Bunalım Ekonomisinin Geri Dönüşü, s. 49. ( Geri dön ) (19) Bilgi için: "Arjantin Bugünlere Para Kurulu ile Geldi", http://www.ntvmsnbc.com.tr/news/125830.asp?cp1=1 ( Geri dön ) (20) Nicola Phillips "The future of the Political Economy of Latin America", Richard Stubbs ve Geoffrey R.D. Underhill (der) Political Economy and the Changing Global Order, New York 2000 sy: 285, ( Geri dön ) (21) The Global Competitiveness Report 2000, Harvard Üniversitesi ve World Economic Forum, Cenevre İsviçre, 2000. ( Geri dön ) (22) Mehmet Arslan, "IMF Krizler ve Türkiye", Stratejik Analiz, Cilt 1(14), Haziran 2001 ss.5-24. ( Geri dön ) | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
HaberBilgi.com
Tabloların ve yazıların taranması, düzenlenmesi ve sayfa tasarımı,
Nisan 2002 element