|
|
HaberBilgi - Türkiye'den Haberler:
|
 |
Süper-NATO'nun İç Savaş Tezgahı Genelkurmay Başkanlığı'nda kritik bir görevde bulunan bir Korgeneral Şemdinli olaylarıyla ilgili değerlendirmesine şöyle başlıyor:
"ABD'nin şu andaki tek hedefi, bizi vatandaşın üzerine sürmek".
Olayı şu mu yaptı, bu mu yaptı? Bombayı kim attı? Bütün soruların yanıtını veren, 1 Kasım'dan itibaren Hakkâri'nin Şemdinli ilçesinde gelişen olayların perde arkasını aralayan cümle bu... (Fikret Akfırat - Aydınlık, 20 Kasım 2005) |
|
 |
Medya olayları nasıl çarpıttı İki astsubay, "1 Kasım 2005 günü bomba yüklü bir aracın infilak etmesi" olayını soruşturmak üzere "resmi görev belgesi" ile Şemdinli'ye geliyor. Bu görev belgeleri, astsubayların beyanlarını doğruluyor. Bombalama eylemi için resmi görev belgesi düzenlendiği ya da bu görev belgesinin "bombalama görevini" kanıtladığı iddiası, ya mantık sefaletidir ya da "emir tekrarı"... (Emcet Olcaytu - Aydınlık, 20 Kasım 2005) |
|
 |
Tayyip Erdoğan, Cumhuriyet'e meydan okudu! Ne hukuk, ne yasa. AKP hükümeti icraatlarında hiçbir engel tanımıyor. Başbakan Erdoğan, türban konusunda, mahkemelerin söz söyleme yetkisi olmadığını iddia etti ve bu konuda yetkinin "din ulemasına" ait olduğunu söyledi. Erdoğan, Danimarka Avrupa Hareketi'nin düzenlediği "Medeniyetler arası ittifak: Türkiye'nin rolü" konulu toplantıda konuştu. (Aydınlık, 20 Kasım 2005) |
|
 |
Bakanlıkların adından "Millî" kelimesi kaldırılıyor AKP şimdi de bakanlıkların "milli" sıfatlarını kaldırıyor. Prof. Dr. Sina Akşin, "Bakanlıkların önünden milli kelimesinin kaldırılması ve ordunun göğsünden Atatürk brövesinin kaldırılması aynı gidişin parçalarıdır. Eskiler, böyle şeyler yaparken utanırlardı. Bunlarda artık utanma, sıkılma da kalmadı" dedi. (Aydınlık, 20 Kasım 2005) |
|
 |
Yabancılara toprak satışında sınır yok! Yabancıların Türkiye'de mülk edinmesinin önünü açan "Tapu Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı"na göre yabancı uyruklular yüzölçümü 2.5 hektarı bulan taşınmaz malları satın alabilecek. Ancak, yabancı şirketlere getirilen bir sınırlama yok. Hükümet, stratejik özeliği olan arazileri de satabilmek için geçen ay sessiz sedasız yasa değiştirdi. (Aydınlık, 20 Kasım 2005) |
|
 |
Güneydoğu Barzanileştiriliyor! Güneydoğu'da ayrılıkçılık temelinde siyaset yürütenler şimdi Kukla Devlet yöneticilerinin ticari ortağı oldular. Irak'ın kuzeyiyle her türlü ticaret bu kişiler üzerinden yapılıyor. Kukla devlet yöneticileri, Irak'a mal gönderecek firmalardan mutlaka bir "Kürt ortak" bulmalarını istiyorlar. Bu şartı yerine getirmeyen kamyonlar yakılıyor, kamyoncular öldürülüyor. Kamyonlara yönelik saldırılar direnişçiler tarafından yapılmıyor. (Fikret Akfırat - Aydınlık, 14 Ağustos 2005) |
|
Tarihten Bugüne Türkiye'de Misyonerlik Misyonerlik tarihin hiçbir döneminde tek başına bir din meselesi değil, hep siyasi bir mesele oldu. Tarih boyunca sömürgeleştirmeyle iç içe yürüdü. Arkasında emperyalist devletlerin istihbarat örgütlerinden çokuluslu şirketlere kadar Batı'nın savaş aygıtları var.
Sanıldığının aksine özellikle Protestan misyoner hareketi, Hıristiyanlaştırarak "yeni azınlıklar" yaratmaya değil, Batı'ya bağlı Hıristiyan "Türkler", "bütün vatandaşlık haklarına sahip Protestan vatandaşlar" yaratmaya çalışıyor. Yoğun bir Hıristiyan ve Hıristiyanlaşmış nüfus oluşturma çabası. Yerli misyonerlerin "Türk olduklarını, Türkiye vatandaşı" olduklarını sık sık vurgulamaları hem bir siyaseti, hem bir stratejiyi açığa vuruyor.
"Aşağıdan" yürütülen faaliyet sonucu Türkiye'nin hiç Hıristiyan yurttaş yaşamayan bölgelerinde ev ve işhanlarında "kiliseler" açıldı. Örneğin, İstanbul'da 40, İzmir'de 40, Ankara'da 10 "kilise" açıldı. Ancak kesin bir rakam tespit etmek pek mümkün değil. Çünkü kapısına "kilise" yazanların dışında ev kilisesi olarak kullanılan daireler mevcut ve tespit etmek pek kolay değil... (Uğur Yıldırım - Jeopolitik, Mayıs 2005) |
|
|
|
|